İrtibatı Koparmayalım!
afur tafura gelmemek deyimi
(1) Yüksekten atandan, çalım satandan, kendisine çalım satılmasından hoşlanmamak.
(2) Böyle bir davranışa karşı tepki göstermek.
Örnek : Sakın İbrahim karşısında yüksekten uçmaya kalkma çünkü benim tanıdığım İbrahim afur tafura gelmez.
- tıka basa yemek
- ağzı ayrık kalmak
- kayıtsız kalmak
- cinleri başına toplanmak
- laf aramızda
- kaşıkla yedirip, sapıyla göz çıkarmak
- gıcırı bükme
- efkar basmak
- canını vermek
- garibine gitmek
- tabanları yağlamak
- el kapısı
- boyu bosu devrilsin
- yol aramak
- elini sallasa ellisi
- küçük görmek
- ara açmak
- bir çıktı ama pir çıktı
- bayrakları açmak
- yüksekten atmak
- eski defterleri karıştırmak
- rayına oturmak
- yüksekten konuşmak
- gözüm kör olsun
- el çırpmak
- gargara yapmak
- camiden gelmek
- adı batası
- gözü bağlı
- cıcığı çıkmak
- canının derdine düşmek
- yedeğe almak
- can kaygısı
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
(1) Yüksekten atandan, çalım satandan, kendisine çalım satılmasından hoşlanmamak.
(2) Böyle bir davranışa karşı tepki göstermek.
Örnek : Sakın İbrahim karşısında yüksekten uçmaya kalkma çünkü benim tanıdığım İbrahim afur tafura gelmez.
(1) (insan) yapayalnız, bir basma kalmak, ortada kalmak. (2) incelmek, zayıflamak.
bir sorunu yokken, gereksiz yere, sorun çıkaran, üzüntü ve sıkıntı veren bir işe girişmek.
akla uygun olmayan eylemlerde bulunmaktan kendini kurtarmak, artık akıllıca davranmak, doğru yola gelmek. örnek: Aklını başına almakta geç kaldı.
Kendisine mâni olacak kimse bulunmadığı için aşırı davranışlarda bulunmak, bir şeyden çekinmemek.?Meydanı boş bulan eşkıyalar ortalığı kasıp kavurmaya başlamışlardı.?
(1) (benzerlik için) harfi harfine. (2) (uygunluk için) noktası noktasına, tam olarak, tam. (3) (saat için) saatin akrebiyle yelkovanı üst üstü gelmiş durumda, saati tam gösterir halde. örnek: Saat elifi elifine on birdi.
Serseri; ne iş yaptığı, nerde kaldığı, nereli olduğu bilinmeyen.?Yeri yurdu belirsiz bu adama yüz verme demedim mi??
(1) (kişi için) çok saldırgan ve iriyarı, çok güçlü. (2) mecaz (makine için) güçlü bir biçimde çalışan, iyi işleyen, örnek: Baktım, arabanın motoru canavar gibiydi. (3) mecaz aşırı ölçüde, çok fazla. örnek: Çocuk canavar gibi çalışmıştı. (4) mecaz (çocuk için) çok haşarı, çok yaramaz, örnek: Küçük oğlan canavar gibiydi, dur durak bilmiyordu.
konuşmaları, davranışları yaşının gerektirdiğinin üstünde olan, bu yönden büyükleri andıran çocuklar için söylenir.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.